Mansuroğlu Mah. 286 Sok. Gültekinler Sit. A blok No:35 D:1 K:1 Bayraklı İzmir0534 083 44 74 Pzt - Cmts: 07:00 - 17:00 /

Blog

Trafik Kaynaklı Hava Kirliliği ve Gebelik

Gebelik dönemi her kadının hayatında özel bir yere sahiptir. Bu süreçte beslenme dahil olmak üzere hayatın her anında her zamankinden tedbirli davranılır.

Daha sağlıklı bir gebelik için vitamin takviyeleri kullanılır, sağlıklı bir diyet uygulanır, yeni egzersiz alışkanlıkları benimsenir ve elbette kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına düzenli olarak muayene olunarak bebeğin gelişimi ile ilgili tüm detaylar öğrenilir.

Anne adaylarının kontrolünde olan durumlar haricinde müdahale edilemeyen çevresel faktörler ise zaman zaman hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını riske atabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar hava kirliliğinin anne adayları ve bebeklerinin sağlığı için ciddi bir tehlike oluşturabileceğini göstermektedir.

Trafik Kaynaklı Hava Kirliliği Gebelikte Yüksek Tansiyon Riskini Arttırıyor

2019 yılının Aralık ayında “National Toxicology Program” (Ulusal Toksikoloji Programı) tarafından açıklanan bir rapor, trafik kaynaklı hava kirliliğinin gebelik sürecinde yüksek tansiyon riskini arttırdığını ortaya koymaktadır. Gerçekleştirilen çalışmada görev alan araştırmacı Brandy Beverly, hamilelikleri boyunca trafik kaynaklı hava kirliliğine maruz kalan kadınlarda yüksek tansiyon oluşma riskinin %50 oranında arttığını ifade etmiştir.

Trafik kaynaklı hava kirliliği, fosil yakıtların araçlar tarafından yakılmasından kaynaklanır. Solunabilir bir karışım oluşmasına neden olan kimyasal süreç sonunda hem katı hem de sıvı maddeler atmosfere karışır. Geçmiş dönemde kardiyovasküler hastalıklar için risk teşkil ettiği bilinen trafik kaynaklı hava kirliliği, özellikle ana caddede oturan ve hamileliği boyunca sürekli trafik kaynaklı hava kirliliğine maruz kalan kadınların sağlığını tehdit etmektedir.

Trafiğe çıkan ve fosil yakıtla hareket eden araçlar atmosfere kirletici partiküller yayarlar, bu partiküller temiz havanın kirlenmesine ve rüzgarla taşınıp farklı bölgelere taşınmasına neden olurlar. Trafiğin yoğun olduğu merkezlerde yaşayan kişilerin akciğerlerine ulaşan zararlı partiküller genel sağlığı tehdit ederler.

Bebekler de Hava Kirliliğinden Etkileniyorlar

Uzun süreli hava kirliliğine maruz kalan hamilelerin bebekleri de bu durumdan etkilenebilir. Annenin soluduğu hava ve havadaki zararlı partiküller plasenta bariyerine sızabilir. Dolayısıyla bebeğin içerisinde bulunduğu ve tüm gebelik dönemi boyunca beslendiği bu yapıda bebeğin sağlığına zarar verip gelişimini engelleyebilen partiküller yerleşebilir.

Hava kirliliği nedeniyle erken doğum riskine ek olarak bebeklerin gelişim süreçleri de zarar görebilir. Bebeklerin tüm organlarının oluştuğu bu hassas dönemde hava kirliliğinden etkilenmemek için çeşitli önlemlerin alınması gerekir.

Hava Kirliliğinden Korunmak İçin Neler Yapılabilir?

Genellikle büyük ve endüstriyel anlamda gelişmiş şehirlerde yaşayanları tehdit eden hava kirliliği cadde kenarlarında zaman geçirenler için daha tehlikeli hale gelebiliyor. Trafikten salınan gazlara ek olarak ısınma yöntemlerinin de katkısıyla artan hava kirliliğinin etkisinin azaltılması için;

  • Evde hava temizleme özelliği olan filtreleyici cihazların kullanılması,
  • Hava kirlilik oranlarının takip edilmesi, hava kirliliği çok yüksekse dışarı çıkılmaması, (Hava kirliğini gösteren sitelerden yardım alınabilir)
  • İçeriğinden emin olunmayan kozmetik ürünlerinin ve spreylerin kullanılmaması,
  • Klima kullanılıyorsa düzenli olarak bakımlarının yapılması ve filtrelerinin temizlenmesi,
  • Hava kirliliği yüksek olduğunda dışarı çıkarken maske kullanılması gibi basit ancak etkili tedbirlerin alınması önerilir.

Paylaş